Burmalı Camii'nin hemen yanında Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığı güzel bir medrese. Medrese odalarını müzeye çevirip birkaç tarihi obje koymak ülkemizin adetidir. Fakat burada çok fazla tarihi obje yok. Onun yerine bazı odalarda minyatür sanatı el çalışmaları var. Duvarları bilgilendirici yazılar ve beyitlerle süslemişler. Yine de içerisi boş bir intiba veriyor. Mum figür ve canlandırmaların sadece bir yerde olması da bunu destekliyor. Camii'nin hemen yanında olduğu için gidilebilir. Faydalı olacaktır.
sabah 10 cumartesi günü geldik maalesef göremeden geri dönücem. yan taraf açık burası kapalı gerçekten komik bir durum. düşmanı dışarıda aramaya gerek yok biz bize yeteriz
Fatih sultan Mehmet’in yaptırdığı bu güzel medrese şimdilerde Mimar Sinan Genç Ofis oldu. Emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Kubbelerini, dış mimarisini, surlarını görebildim, içeriye giriş yoktu sanıyorum. Çünkü ilerisinde Selimiye Camii ve Selimiye Vakfı Muzesi-Darül Kurra Medresesi başlıyor.
Yine de keşfetmek, bulunduğu yeri bulmak ve yapıyı görmek müthiş bir duygu ️
Üç Şerefeli camisinin hemen arkasında yer alan medrese Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış.
Peykler Medresesi, şehrin altın üçgen diye tabir edilen bölgesi içerisinde, Üç Şerefeli Cami’nin hemen yanında yer almaktadır.
Saatli Medrese’nin doğu yönünde bulunan medrese Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.
Peykler Medresesi adını Fatih Sultan Mehmet Han’ın yakın çevresinde bulunan sadık askerlerden alır. Peyk kelime anlamıyla “uydu” manasına gelir. Resmi günlerde ve padişah selamlıklarında padişahın yakın çevresinde iki sıra halinde ve göze çarpan kıyafetleriyle vazife gören bu askerler, onun yakın ve sadık korumaları olarak görülebilir. Medresenin adını bu askerlerden mi aldığı yoksa kelime manasından hareketle burada yetişen ilim ve kültür dünyasının önemli şahsiyetlerinin gökteki parlak yıldızlar, parlak bir güneş etrafında dönen ve o ışığı yansıtan uydular gibi görüldüğüyle alakalı olup olmadığı üzerine fikirler ileri sürülse de bunlar cılız tartışmalar olarak kalmıştır. Peykler Medresesi, Saatli Medrese’den sonraki tarihlerde yapıldığı için halk arasında Medrese-i Cedide ( Yeni medrese ) olarak da dillendirilmiştir.
Peykler Medresesi’ne caminin ana beden duvarlarına dönük olan görkemli nişli bir taç kapı ile girilir. Bu taç kapının üzeri yivli yarım kubbeyle örtülüdür. Mukarnas süslemelere sahip bu öğe yapının özgün denilebilecek belki de tek öğesidir. Zira yapı farklı tarihlerde ciddi onarımlar görmüştür. Bunlardan yakın tarihlerdeki en ciddi onarımlar 1968 ve 1992 yıllarında yapılmıştır.
Kuzeybatı güneydoğu yönünde, giriş kapısına göre enine genişleyen Peykler Medresesi, revaklar gerisindeki 19 medrese hücresi ile biri açık eyvanlı diğeri kapalı iki dershane odasından oluşmaktadır. Ortada genişçe bir medrese avlusu bulunmaktadır. Daha büyük vurgulanan dershane yapıları kubbelidir. Giriş kubbesi on parça dilime bölünmüş ve tepeye on parçalı bir yıldız yerleştirilmiştir. Her hücrede bir ocaklık, ikisi dışarı açılan üç pencere açıklığı bulunur. Hücreleri örten kubbelerin on altısı kubbeli, üç tanesi çapraz tonozludur. Revaklar bahçe etrafında birbirine eşit olmayan aralıklarla dizilmiştir. Mermerden, bileziksiz ve baklavalıdır. Girişe bakan revağı ise Bursa kemerlidir. Osmanlı’nın önemli şahsiyetlerinden İbn-i Kemal bu medrese de yetişmiş ve daha sonra burada müderris olarak da ders vermiştir.
Yapı yakın zamana kadar Yeni Saray Kazıları için çalışan heyetin bilimsel çalışmalarına ev sahipliği yapmıştır. Restorasyonunda sona yaklaşılan Saatli Medrese ile birlikte şehrin kültür hayatına katkı verecek şekilde değerlendirilmesi beklenmektedir.
Peykler Medrese is located on Çamaşırcılar Street in Baba Demirtaş District, northwest of the Üç Şerefeli Mosque in Edirne. Built by Sultan Mehmed the Conqueror, it is also known as the "Peyki" or "Double Medrese." The term "Peyk" refers to soldiers and servants who served the Sultan.
The medrese has a rectangular layout with a courtyard surrounded by 19 rooms, including 15 student cells, an open iwan, and two classrooms—one open and one closed. The entrance, framed by a depressed arch in two-colored stones, leads to a high portal covered with finely cut stones. The columns around the courtyard are made of marble, and the vaulting features a combination of barrel and dome covers. Some cells contain fireplaces, and the classrooms are covered by domes.
The building’s most notable feature is the ornate muqarnas decoration on the niche of the main entrance, which is crowned by a semi-dome. Restored in 1968, this is one of the few original elements that remain intact.
Gez gör
1 - 5 Arasında Puan Veriniz
Yorum
Lütfen yorumunuzu girin!