Yağmurlu bir hava da uğardık. Çok sisliydi. Pek bişey anlamadık. Daha temiz bir günde gelmek lazım.
Saat 5 Te geldim kapalıydı herhangi bir açılış kapanış bilgisi yok.
Tarih kokan bir yer. Ama daha temiz ve bakımlı olabilirdi. Duvara sorumsuzca yazılan yazılar yere atılan çöpler için önlem alınmalı.
Saat 5 te gittim kapalıydı
Eşsiz manzara, esintili hava ve bol oksijen...
En çok etkilendiğim yerlerden birisi. Tepenin zirvesinde binlerce yıllık tarih yatıyor. Manzarasıyla, ören yeriyle, rüzgar gülleriyle mutlaka gidip görülmesi gereken bir yer. Manastır büyük oranda yıkılmış ama yıkıntılar arasında yürümek bile etkiliyor insanı. Roma komutanının buradan Samandağı sahillerine bakmaya doyamadığı düşülmüş tarihe. Tek bir yol var ve girişi haritalardan işaretleyin kaçırmayın yol biraz dolambaçlı dikkatli gidin, giderken sapaklara fikkat edin yoldan sapabilirsiniz. Terastan manzaraya mutlaka bakın çok harika bir yer.
Merkeze biraz uzak, yolu biraz bozuk. Bakımsız ve çok ıssız, gittiginize değmeyecek bir yer. Tek güzel tafı manzarası.
Antakya Samandağ yoluna çok yakın bir konumda yer alıyor.480 rakımlı bir tepe üzerinde bulunuyor. Arabi ziyaretine ( türbesine) çok yakındır. Alan içinde ara ara kazı çalışmaları oluyor. Alanın çoğu yıkıntılar halinde. Ciddi bir restorasyona ihtiyacı var. Manzarası çok güzel. Samandağ tarafında seyir terası mevcut. Yakınında Rüzgar enerjisi santrali var. Kapıda genelde görevli durmuyor, Giriş ücreti alınmıyor yani. Gezip görülmesi gereken çok güzel bir yer .
Bu manastır, MS 6. yüzyılda inşa edilmiş ve ilginç bir hikayeye sahip. St. Simon, inzivaya çekilmek için bir sütunun üzerinde yaşamış bir keşişmiş. Manastır da onun adını taşıyor. Manastırın kalıntıları günümüzde hala görülebiliyor ve hem tarihi hem de manzarasıyla etkileyici bir yer.
Manastır, MS 6. yüzyılda inşa edilmiş ve Antakyalı Aziz Simon'un bir sütunun üzerinde 40 yıl yaşadığı yer olarak ün kazanmış. Aziz Simon'un ölümünden sonra, onun anısına bu etkileyici manastır inşa edilmiş. Manastırın kalıntıları, o dönemin mimarisi ve dini yaşamı hakkında önemli bilgiler sunuyor.
manastırın tarihi oldukça ilginç. İnşası 6. yüzyılda tamamlanmış ve Aziz Simon'un ölümünden sonra onun anısına yapılmış. Aziz Simon, burada bir sütunun üzerinde 40 yıl boyunca yaşamış ve bu durum, manastırı önemli bir hac merkezi haline getirmiş. Manastır, Bizans İmparatorluğu döneminde büyük saygı görmüş ve zamanla genişletilmiş. Ancak, zaman içinde depremler ve savaşlar nedeniyle zarar görmüş. Günümüzde ise kalıntıları hala ziyaret edilebiliyor ve ziyaretçilere o dönemin atmosferini hissettiriyor.
Güzel havalı bir yerKurt ile eşek tartışıyorlarmış. Kurt:
“-Çimen yeşildir.” Eşek:
“-Çimen sarıdır.”
‘Yeşildir’… ‘sarıdır’… derken sonunda konuyu ormanın kralı
aslana anlatmışlar.
Aslan kurda bir ay hapis cezası vermiş. Eşeği de serbest
bırakmış.
Kurt şaşkınlıkla aslana yaklaşmış ve sormuş:
“-Hakikaten sen de çimeni sarı mı görüyorsun?” Aslan:
“-Hayır çimen yeşildir…” Kurt:
“-O halde neden bana bir ay hapis cezası verdin?” Aslan:
“-Bir eşekle tartıştığın için...”
Restorasyon yapılmamış harabe
1 - 5 Arasında Puan Veriniz
Yorum
Lütfen yorumunuzu girin!