manzarası çok güzel
Alâeddin Tepesinde iç kalenin güneybatı köşesindeki burcun yarısı yıkılıp içi doldurularak üzerine saat kulesi (1901-2) yapılmıştır. Dıştan minare görüntüsündedir. Kaide ve gövde ongen planlıdır. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında yapılmıştır. Dört bölümden oluşan kule Antalya Saat Kulesi gibi kale burcu üzerine yapılmıştır. Saat kulelerinin ortak özelliği tam ve yarım saatlerde çalması ve ağırlıklarla çalışmasıdır.
Niğde Tarihi
Şehrin adının Hititler dönemindeki Naghita, Ortaçağ kaynaklarında “Nekîdâ” olarak görülür. Selçuklular döneminde ise şehir bugünkü “Niğde” adını almıştır.Osmanlı kaynaklarında Niğde için “Dârülpehlevâniyye” (Yiğitlik yurdu) ve “Ma‘şûkıyye” (sevilen insan) unvanlarının kullanıldığı belirtilir.
İç Anadolu ile Akdeniz bölgesini bağlayan 1.250 m yükseklikteki platoda bulunur.
Niğde yöresinin bilinen tarihi Hititler devrine kadar iner. Sırasıyla Frig, Pers, Makedon (Büyük İskender), Pontus Krallığı, ardından Roma İmparatorluğu’na dahil oldu. Arap akınlarından etkilendi. 832 Halife Me’mûn tarafından imar gören Niğde zamanla gelişerek Tyana’nın yerini alırken Tyana da geriledi. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah zamanında Niğde ve çevresine Ebülkāsım’ın kardeşi Ebülgazi Hasan vali tayin edildi. Şehrin yakınlarındaki Hasandağı da adını ondan alır.
Niğdeli Kadı Ahmed’e göre şehrin surları ilk defa I. Süleyman Şah tarafından yaptırılmıştır. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud zamanında Niğde ve çevresine oğlu II. Kılıcarslan hâkim oldu; onun hükümdarlığı döneminde (1155-1192) şehir esaslı şekilde tamir gördü.
XIV. yüzyılın ilk yarısında Niğde ve çevresi Eretnaoğulları’nın idaresi altına girdi.Karamanoğlu Alâeddin Bey 768’de (1366-67) Niğde ve Aksaray’ı kendi topraklarına kattı.
Niğde’nin kesin biçimde Osmanlı idaresine alınması,1466 yılında Fâtih Sultan Mehmed döneminde Karamanoğulları üzerine yapılan seferler sonucu gerçekleşti.
1490 Emîr Özbek kumandasındaki Memlük kuvvetleri Niğde’yi yağma ve talan etti. Kanûnî Sultan Süleyman Irakeyn Seferi dönüşünde Niğde’den geçti. Bu vesile ile Matrakçı Nasuh kaleyi ve sur dışında bulunan yerleşmeyi tasvir eden bir minyatür hazırladı. XVII. yüzyıl başlarına gelindiğinde şehir bu defa da Celâlî isyanları sırasında büyük tahribata uğradı.
Şehri ziyaret eden İbn Battûta (ö. 770/1368-69), buranın büyük ve kalabalık bir şehir olduğunu yazarken bir kısmının viran halde bulunduğunu da belirtir. Ayrıca şehrin ortasından Karasu adlı bir ırmağın geçtiğini, bir köprü vasıtasıyla iki yerleşimin birbirine bağlandığını yazar.
XVIII. yüzyıl başlarında Niğde yöresinden geçen Batılı seyyah Paul Lucas şehrin daha önceki dönemlerde oldukça büyük olmasına karşılık zamanla küçülerek gerilediğini yazar.
1830 yılında Niğde’de 6700 kişi yaşadığı görülmektedir. Şehirde sokakların kaldırımsız olmasından hareketle harap halde bulunan surların bir kısmı yıkılarak kaldırımlarda kullanılmıştır. 1870 yılında yıkılan 7 adet kale burcu yıkılarak arsa haline getirilmiştir. Bu arsalar üzerine dükkânlar yaptırılarak elde edilen gelir ıslahhane ve hastanenin masrafları için kullanılmıştır.
Niğde Milli Mücadele Dönemi’nde de işgale uğramayan ender şehirlerden biridir. Özellikle Güney (Adana) Cephesi’ne yapılan mücadelelerde etkili şekilde yer aldıkları bilinmektedir.
Milli Mücadele sırasında halkın yardımlarıyla alınan ilk uçaklardan birisinin de Niğdeliler tarafından alındığı bilinmektedir. Bu uçağa Niğde ismi verilmiştir.
1933 yılında demiryolu ve istasyon binası ve 1992 yılında Niğde Üniversitesi’nin kurulması şehrin gelişmesindeki en önemli etkenlerden olmuştur.
Elma ağacı varlığı bakımından Niğde, Türkiye'de ilk sırada yer alırken, ülke genelindeki patates üretiminin yaklaşık dörtte biri gerçekleştirilmektedir. Niğde’de üretilen halılar, dünya genelinde pek çok ülkede alıcı bulmaktadır. Niğde tavası meşhur.
Niğde kalesinin yanında yer alıyor, şehre hakim bir tepede.
Niğde'yi tepeden görmek istiyorsanız buraya gelmelisiniz.
Restorasyondaydı maalesef içeri giremedik uzaktan baktık ve geldik
Oraya kadar gittim kapalı idi erken saatlerde gitmeyi tercih ediniz gayet güzel ve görkemli bir yer manzarası çok güzel
2025 Mayıs ayında restorasyonda
Pas de tout..les côtés
Dışaridan iyi duruyor ama aynı kale gibi içeriye girmeye izin yok yaklaşık 2 yıldır.
Kuleye çıkılmiyor depremde hasar almış
Depremde hasar görüp kapatılmış. Eylül 2024
Güzel, tarihi yer ancak bakım ve özen istiyor.
Saat Kulesi or Clock Tower, it was built in 1901-1902 to celebrate 25 years of crowning of Sultan Abdulhamid II (1842-1918). The tower is inside of Niğde Kalesi (Castle). The majority of foreigners don't know Turkish grammar, and they called city Nigde, and this sounds especially funny in Russian because Nigde means "nowhere" in Russian. Where (gde in Russian), nigde (nowhere)! But I should tell that Niğde is at least four thousand years old. It was founded by Hittites and was known as Nahitiia. Later, it was a part of Persian, Roman, and Byzantine Empires. Seljuk Turks conquered this part of Asia Minor in the XII century. During the second half of the XV century Niğde became a part of the Ottoman Empire, but the majority of the population in this city were Greeks until 1923. Turkish Republic and Greece conducted a mutual exchange of population after the Greek-Turkish War of 1919-1923, which Turks call as the War of Independence. Seljuk Mosque of XIV century still exists on the Castle Hill. The castle itself also exists, although it is partially ruined.
Niğde, Niğde Province, Turkey , June 5, 2024.
1 - 5 Arasında Puan Veriniz
Yorum
Lütfen yorumunuzu girin!