Devlet daha ne yap on numara beş yıldız hastane yapmış vatandaşın hizmetine sunmuş
Ben Erenköy ruh ve sinir hastalıkları eğitim ve araştırma hastanesi'nde çocuk ve ergen psikiyatristine gidiyorum. Her hafta farklı biri karşıma çıkıyor ve bir tanesi üç kere üst üste denk geldi. Çocuk 1 binası, poliklinik 1'di. Adı da Merve, Merve Nur falandı sanırım. Başörtülü idi. Yanında da, galiba asistan, asistanı vardı. Okulumda Atatürk'e yapılan bir saygısızlığı şikayet ettiğimi söyledim. Bana yanıt olarak kendisinin Atatürk'ü sevmediğini söyledi. Bana dedi ki; "bu, insan olarak bana bakış açını değiştirir mi?" dedi. Ben de "evet" cevabını verince dedi ki; "niye? Ama ben diyorum ki; 'ben farklıyım.' Sen beni kabul etmiyorsun. Herkes seninle aynı fikirde olmak zorunda değil, dünya böyle bir yer değil." diyerek bir de üste çıkmaya ve manipüle etmeye çalıştı. Bu ülkede böylelerine iş verilmemesi gerekiyor. Bir de kadındı. Bir kadın olarak Atatürk sayesinde o masada o işi yapıp bu ülkede böyle bir hainlik yapabiliyor. Bu nankörlük kendisi için düşünce ifade etmekse, kendisi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde "düşünce"sini ifade edebiliyor. Ama bu bir düşünce değil.
Sayın hocamız Cemile Karakter çok mınnos, sabırlı,ilgili,uzman bır pskıyatr hekımdır, sonsuz sevgiler&saygılar, Iyı ki var
Nasıl bı kurum telefona bile bakmıyorlar
Kan verdik sonuçlarını göremiyoruz bu nedir 2 haftadır ne e nabıza yüklendi ne bişey boşuna mı aç kalıp kan verdik bu ne böyle anlamıyorum
️ Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi: Adı Büyük, İşlevi Tartışmalı
İstanbul’un köklü psikiyatri hastanelerinden biri olarak lanse edilen Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ne yazık ki bugün geldiği noktada çağdaş psikiyatri hizmetlerinden oldukça uzak, hasta haklarını ve insani hizmet anlayışını hiçe sayan bir tablo çiziyor.
1. Kurumsal ilgisizlik had safhada
Hastanede yönetim, adeta “biz buradayız, siz de şikayet edin durun” anlayışıyla hareket ediyor. Hastaların veya yakınlarının yaptığı eleştiriler dikkate alınmıyor, personel şikayetlerine kulak tıkandığı gibi, hasta güvenliğiyle ilgili ciddi ihmaller göz ardı ediliyor. Kimi birimler hâlâ 1990’ların işleyişiyle sürüyor: ağır bürokrasi, soğuk yüzler, prosedür bağımlılığı.
2. Personelin çoğu tükenmiş, iletişim becerisi yerlerde
Özellikle hemşireler ve güvenlik görevlileri arasında empati yoksunu, kaba ve hatta tehditkâr tavırlar sergileyenler var. Hastalar, bir psikiyatrik kurumda olduklarını değil de bir kurumsal disiplin cezaevinde olduklarını zannedebilir. Duygusal krizdeki bireylerle nasıl konuşulacağı bilinmiyor, çoğu personel “sus, bekle, bağırma” dışında cümle kurmuyor. Bu, hem eğitim eksikliği hem de sistemin personele yüklediği baskının açık bir göstergesi.
3. Acil servis mi, ruhsal çöküş tüneli mi?
Acil bölümde yaşanan karmaşa, kaos ve ilgisizlik, hastaneye olan güveni sıfıra indiriyor. İnsanlar yardım istemeye değil, çaresizlik içinde boş duvarlara bakmaya gidiyor. İçeri alınmayan hastalar, uzun saatler boyunca kapıda bekletiliyor. Riskli durumdaki hastalar için zamanla yarışılmıyor, “sıranız gelince” zihniyetiyle insan hayatı tehlikeye atılıyor.
4. İçeride yaşananlar: Şeffaflık yok, denetim zayıf
Kapalı servislerdeki uygulamalar ise tam bir muamma. Hasta yakınlarıyla sağlıklı iletişim kurulmadığı gibi, içeride neler olup bittiğine dair açıklamalar geçiştiriliyor. Zorla müdahale, kötü muamele ve ilgisizlik iddiaları var ama şeffaf bir denetim mekanizması işletilmiyor. Psikiyatrik hasta hakları konusunda Türkiye'de zaten zayıf olan çerçeve, burada tamamen yok sayılıyor.
5. Fiziksel koşullar: Yeni bina dışında çöküş devam ediyor
Yeni açılan ek binalar gösterişli görünse de, içeride sunulan hizmetin kalitesi değişmiyor. Eski servisler hâlâ bakımsız, havasız, renksiz ve insan psikolojisini zorlayacak düzeyde kötü koşullarda çalışıyor. Hasta odaları steril değil, lavabolar temiz değil, mahremiyet neredeyse yok.
---
SONUÇ: "Tedavi değil, travma merkezi"
Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, bugün itibarıyla ruh sağlığı tedavisi sunan bir kurumdan çok, bürokratik hantallıkla boğulmuş, hastaya yabancılaşmış, sistemin kendi kendini idare etmeye çalışan bir yapıya dönüşmüş durumda. Psikiyatrik destek arayan bireylerin en kırılgan, en korunmasız olduğu anda böyle bir ortamla karşılaşması, onların tedaviye olan inancını yok etmekle kalmıyor, psikolojik durumlarını da daha kötü hâle getiriyor.
Modern tıp anlayışı, insana saygı, hak temelli yaklaşım, şeffaflık ve etik… Bu kavramların her biri, Erenköy Hastanesi’nin mevcut sisteminde ya unutulmuş ya da hiç var olmamış gibi.
Doktorlar ve personel ilgili canla basla calisiyor. Yanliz bir elestiri. Kampustedeki su kosku Fevziye Camsever hatirasina saygi acisindan restore edin, gelecek nesiller de bu guzelligi gorebilsin
Uyku testi için geldik, çalışanların ilgili ve sorulara sabırlı cevapları cok takdir ettim. Odaların temızlıgı, yatak ve carsafların pikelerin temizliği cok iyiydi. Kötü yorumlara şunu demek isterim;başka hastan olsa idari binada yanına hastaların yattıgı bir birimi yaptırmayacak okadar cok yönetici tanıyorum ki, burada o yok, buda ayrı bir saygınlık gördügünğzğn derecesidir.
Siz gelmeden oda temizliği size olan saygıdır
Yatagın carsafın wc nin temızlıgı size olan saygıdır.
Çalışanların üslubundekı hoşgörü size olan saygıdır.
Tüm bunları göremeyeceğiniz cok hasta var, bunları kıyaslarken doktoru calısanı kötülerken herşeyi hassas tartıp yazmak lazım.
Bu sebeplerden dolayı, hastaya olan saygın, hoşgörülü, nezaketli yaklaşımlarından ötürü, yöneticisinden yatagımızı bize hazırlayan yardımcı personeline, herkese çok teşekkür ederim, saygılarımla...
Doktorlar kafalarına göre istedikleri saatte geliyorlar tam 1 saat 5 dakika bir doktorun gelmesini ve muayeneye başlamasını bekledik
Hizmet çok kötü doktorlar saatinde gelmiyor kayıt sırasında doktor bekliyoruz hastane heryeri pislik içinde
Telefonlar hiç açılmıyor ……
Sebebi nedir acaba ……:
İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Hassasiyet Beklenen Yerde Kaybolan İnsanlık
İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında yapılan olumsuz yorumlar, maalesef ki bu denli hassas ve özel bir alanda hizmet veren köklü bir kurumun, temel beklentileri dahi karşılamakta zorlandığını açıkça gösteriyor. Ruh sağlığı gibi en mahrem ve kırılgan konuların ele alındığı bir hastanede, hastaların ve yakınlarının yaşadığı mağduriyetler, Erenköy'ün sadece bir yapıdan ibaret kaldığını, ancak insan odaklılık, empati, profesyonellik ve etik anlayışından uzak olduğunu düşündürüyor. Gelen eleştiriler, "şifa" umudunun yerini "hayal kırıklığı, çaresizlik ve hatta travma"ya bırakmasına neden oluyor.
Eleştirilerin başında, hastaların ve yakınlarının yaşadığı iletişim kopukluğu ve ilgisizlik geliyor. Ruhsal rahatsızlıklar, doğru tanı, sürekli takip ve en önemlisi empati gerektiren durumlar iken, yorumlarda sıkça dile getirilen "kaba", "duyarsız", "yetersiz bilgi veren" ve hatta "azarlayıcı" personel tanımlamaları, hastanenin temel insani değerlerden ne kadar uzaklaştığını gösteriyor. Hasta ve yakınlarının sorularına geçiştirici cevaplar verilmesi, durumları hakkında yeterli açıklama yapılmaması, hastalığın doğasından kaynaklanan hassasiyetin göz ardı edilmesi, zaten zorlu bir süreçten geçen bireylerin ruhsal durumlarını daha da kötüleştirmektedir. Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının yoğunluk bahanesine sığınarak sergiledikleri bu tavırlar, hastanenin "eğitim ve araştırma" misyonuna da gölge düşürmekte, yeni nesil ruh sağlığı uzmanlarına kötü bir örnek teşkil etmektedir.
Bir diğer büyük sorun, randevu erişimi ve hastane içindeki organizasyonel aksaklıklardır. Ruh sağlığı takibinin düzenli ve kesintisiz olması gerekirken, randevu bulmanın zorluğu, uzun bekleme süreleri ve poliklinikler arası koordinasyon eksikliği, hastaların tedaviye düzenli erişimini engellemektedir. Hastaların saatlerce beklemek zorunda kalması, özellikle anksiyete, depresyon veya diğer ruhsal rahatsızlıkları olan bireyler için durumu daha da ağırlaştırmaktadır. Hastane içi yönlendirme sorunları ve genel bir karmaşa havası, zaten kaygılı olan hastaları daha da çaresiz bırakmaktadır.
Ayrıca, bazı yorumlarda belirtilen fiziki koşulların yetersizliği, temizlik sorunları ve güvenlik endişeleri de hastanenin genel imajını olumsuz etkilemektedir. Ruh sağlığı hastaneleri, hastaların güvenli ve huzurlu bir ortamda tedavi görebilmeleri için özel olarak tasarlanmalıdır. Ancak bu konudaki şikayetler, hastanenin temel fiziki standartları dahi yeterince karşılayamadığı izlenimini yaratmaktadır. Bakımsız ortamlar, hijyen endişeleri ve hastaların veya çalışanların güvenliğine yönelik iddialar, kabul edilemez bir duruma işaret etmektedir.
Sonuç olarak, İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında yapılan bu ağır eleştiriler, sadece münferit olaylar olarak değil, köklü bir yönetimsel başarısızlığın ve insan odaklı hizmet anlayışından uzaklaşmanın göstergesi olarak ele alınmalıdır. Ruh sağlığı gibi en derin ve hassas alanlarda hizmet veren bir kurumun, beklentilerin bu kadar altında kalması, hem hasta hakları hem de toplum sağlığı açısından vahim bir durumdur. Hastane yönetimi, bu olumsuz geri bildirimleri görmezden gelmek yerine, acil ve kapsamlı bir reform süreci başlatmalı, Erenköy'ü yeniden "şifa", "güven", "empati" ve "insan onuruna yakışır hizmet" veren bir merkez haline getirmek için somut adımlar atmalıdır. Aksi takdirde, bu köklü hastane, adı büyük, ancak hizmeti yetersiz ve ruh sağlığı hastalarının çaresizliğinin sembolü olarak anılmaya devam edecektir.
Uyku Polikliniğiğinde kaldım bir gece odalar temiz Nilgünler alakalılar teşekkür ederim herkese
1 - 5 Arasında Puan Veriniz
Yorum
Lütfen yorumunuzu girin!