Babam kemik iliği kanseri hastasıydı ve burada uzun süre tedavi gördü. Yaşadıklarımızı yazsam roman olur ama özet geçmeye çalışayım. Bazı hemşireler gerçekten çok iyiydi, hakkını yiyemem; fakat bazı personel ve sistem tam anlamıyla facia.
En basiti: Enfeksiyon riski olan hastada damar yolu açık bırakılıp yarım saat boyunca babam kan içinde yatakta bırakıldı. Hepsi video kaydında vardı. Sonra ne oldu? Güvenlik geldi, “videoyu silin” diye tehdit ettiler. Delil karartma girişimi sanırım burada çok normal. CİMER deyince bir anda herkes yumuşadı ama konu kapandı.
Bir gece, babam uyurken mahrem bölgesinin fotoğrafı çekildi. Uyanınca “ne yapıyorsunuz” dedi, “doktor istedi” dediler. Ertesi gün doktora sorduk, “ben böyle bir şey istemedim” dedi. Harika, o zaman kim çekti? Neden? Telefonunda mı sakladı? Bu hastanede daha önce gizli kamera muhabbetleri çıktığını düşününce insanın tüyleri diken diken oluyor.
Gelelim en önemli kısma. Babamın böbrek değerleri kötüydü. Aralık ayının ikinci haftasında eGFR değeri 18 çıktı. Bu değer ağır böbrek yetmezliği demek, yatış gerekir. Ama ne yaptılar? “Doktoru bekleyin” dediler. Saatlerce bekledik. Doktor gelmedi. Hayati risk var mı? Söyleyen yok. Gitmek ister misiniz, riskleri anlatıp imza alalım mı? Yok. Çünkü belli ki kimsenin umurunda değil. Babam halsiz, başı dönüyor ama eve gönderildi.
Sonra acile gittik. eGFR 12 çıktı. Diyaliz sınırı. Burun pıhtı kanaması, tansiyon yüksek, kanser hastası… Ne yaptılar? Serum verdiler ve “eve gidebilirsiniz” dediler. Beslenme sorunca “her şeyi yiyebilir” cevabı aldık. Böbrekleri iflas etmek üzere olan bir hastaya “her şeyi ye” demek gerçekten tıp literatürüne yeni bir katkı olmalı.
Günler sonra, 28 Aralık’ta babam ağır şekilde fenalaşıp tekrar acile kaldırıldı. Böbrekleri tamamen iflas etmişti. Kalbi birkaç kez durdu. Yoğun bakım ekibi elinden geleni yaptı ama artık çok geçti. Babam 29 Aralık’ta hayatını kaybetti.
Ve en ironik kısmı: Babamı eGFR 18 iken uyarmadan eve gönderen doktor, ölüm olur olmaz “ben sorumlu değilim” diye hemen dilekçe vermiş. Masum insan niye bu kadar hızlı savunmaya geçer, insan merak ediyor.
Özetle: Eğer babam zamanında yatırılmış olsaydı, acilde eve gönderilmeseydi, belki bugün hâlâ hayatta olacaktı. Bu sadece kötü şans değil, ağır ihmal zinciri. Kimsenin sevdiklerinin hayatını böyle bir sistemin eline bırakmasını istemem. Ben kaybettim babamı siz siz olun her şeyi kaydettin video çekin kayda alın bu gün ben yarın siz olursunuz
Yorumum hastane ve sağlık çalışanlarıyla ilgili değil, otoparkla ilgili. Hadi otoparkı ücretli yaptınız tamam, ben gecenin 5'inde hastaneye geldim. Hastamın ihtiyacı için dışarı çıkmam lazım, her giriş çıkış için ücret istiyorlar, 24 saat üzerinden parayı vereyim 24 saati geçerse geri kalanını da ilk giriş saatime göre vereyim diyorum. 24 saatte 250 TL vermem gerekirken 500 lira ücret ödedim. Bunun ile ilgili bir otomasyon yapmak, bu çağda biraz aklımızı kullanmak bu kadar zor olmamalı, ama amaç farklı, amaç insanları biraz daha parasını cebinden almak.
Alerji ve İmminoloji 2 deki doktor şehir dışına çıkmış hiç bir şekilde sekreter zahmet edip de doktor yok diye aramadı Alanya dan buraya boş yere geldik birde asistan koymuşlar yerine bir şeyden anladığı yok muayene bile etmeden gönderdi rezalet bir de üniversite hastanesi olacaksınız. Doktor yoksa arayıp söyleyeceksiniz ya da iptal ediceksiniz bu kadar basit sanki tek doktor o
Otopark çıkışında milletten ücret alacaz diye meydana getirdikleri kuyruğa bir yıldız vermeden geçemeyeceğim.
Kardiyolojı hekimlerinden Doc Dr Ferit Mutluer hocamızdan babamız tedavi gördü . Güleryüzlü ve ilgili oluşu bizi çok mutlu etti . Teşekkür ederiz.
Gün geçtikçe kötüye giden bir hastane. Sistem berbat, rastgele hasta alıyorlar. Tam 6 saat oldu günübirlik ameliyathane kapısında beklediğim. Bizden sonra girenler çıktı, benim hastam hakkında bilgi bile vermeye tenezzül etmiyorlar. Allah kimseyi buraya mecbur bırakmasın. Sağlık sistemi çöktü dedikleri yer burası. Sağlık Bakanlığı'nın acil olarak burayı denetime alması gerekiyor! Bu sağlık sistemi olamaz!
2016'dan beri her daim tercih ettiğim bir hastanedir baştan söyleyeyim. böbrek nakilli bir hastayım. Hastanenin Maalesef eski kalitesinden eser yok eskiden gerçekten çok iyi bir hastaneydi sağlık ekipleri ilgili, anlayışlı ve kibardı
Klinikler temizdi, çarşaflar, odalar sürekli temizlenir ve klimaların bakımı yapılırdı şimdi hala yapılıyor ama eskisi gibi değil artık çoğu hasta odasında televizyon dahi yok.
Doktorlar ve hemşireler ya ilgisiz ya da kaba hak yemeyelim içlerinde gerçekten çok düzgün insanlarda var ama azınlık konumunda maalesef.
Onları da anlıyorum çoğu zaman yoğunluktan işleri başından aşkın oluyor uzun mesai saatlerinde yıpranıyorlar anlıyoruz ama biraz bize de hak vermeleri gerekir.
Elde alternatif bir hastane olmadığından ve organ nakli operasyonunu bu hastanede geçirdiğimden yüzlerce* kilometre öteden tedavi olmaya gelmeye devam edeceğim.
Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi organ nakli bölümüne kayıtlı bir organ nakilli hastayım ve İzmir’de yaşıyorum. Sağlık durumum kötüleştiği için apar topar Antalya’ya gelmek zorunda kaldım ancak organ nakli biriminden randevu alamadım, telefonla aradığımda da son derece ilgisiz bir tavırla karşılaştım.
Daha önce de defalarca aramama rağmen hattın taşınma sebebiyle kapalı olduğu söylendi. Bugün, 18 Aralık 2025 tarihinde tekrar ulaştığımda ise ocak ayına kadar randevu olmadığını ilettiler. Durumumun aciliyetini, sağlık açısından ne kadar kritik olduğunu anlatmamıza ve annemle birlikte defalarca rica edip adeta yalvarmamıza rağmen bize yardımcı olmadılar, herhangi bir çözüm üretmediler. Telefonda “bu durum bizi ilgilendirmez” denilerek geçiştirildik ve yalnızca “acile gidin” şeklinde baştan savma bir yönlendirme yapıldı. Telefonu açan kişiler isimlerini ya da unvanlarını da paylaşmadı.
Annem benim organ vericimdir ve ailece organ bağışına büyük önem veren insanlarız. Ancak organ nakli gibi hayati bir alanda çalışan bu birimde, hastanın hayatına ve durumuna bu kadar kayıtsız kalınması bizi derinden yaraladı. Kendimizi değersiz ve sahipsiz hissettik. Bu yaşadığımız ilgisizlik nedeniyle, bugünden itibaren organ bağışına karşı bir bakış açısına sürüklendiğimizi üzülerek belirtmek istiyorum.
Organ nakli bölümündeki bu sorumsuz ve umursamaz yaklaşımı şiddetle kınıyorum. Sağlık durumumun aciliyeti göz önünde bulundurularak, randevu ve takip sürecimde tarafıma gerekli özenin gösterilmesini ve benzer durumda olan hastalar için de daha duyarlı, çözüm odaklı bir sistem oluşturulmasını talep ediyorum.
6 yıldır çoçuk nefrolojisi hastasıyız, başta prf. Dr elif hoca olmak üzere bütün doktorlarımız çok ilgili ve bilgili. Çoçuk cerrahisi, kardiyoloji ve çoçuk acil dahil olmak üzere 6 yıldır güler yüz eksik olmadan ilgileniyorlar. Bütün personele teşekkür ederim.
1 - 5 Arasında Puan Veriniz
Yorum
Lütfen yorumunuzu girin!